25 Ağustos 2014 Pazartesi

Kimselerin Bilmediği Sahillere Gitsek Ya...

Kimse seni anlamıyor sen de kimseyi dinlemiyorsun öylece geçinip gidiyorsunuz işte nedense hayatı hep aşktan meşkten ibaret zanneden aptallarla sohbet ediyorsun, bir balığı da sadece akvaryumda gördükleri için oraya ait olduğunu düşünen düşüncesizlerle zaman öldürüyorsun- kabul et!buraya alışmışsın bir kere bu beton terzisi apartmanları iğneli orospu şehre...bazen şöyle de düşünmüyor değilim aslında;- tanrının malzemesi mi bitti acaba?hiç mi merak etmiyorsun yani?bazı kadınlar niye kartondanlar?bazı adamlar hangi hakla ot biçimindeler?bazıları da ayıp değil mi yani?niye hep böyle işten eve evden işe gidebilmek derdindeler?bak işte daha dün gibi onca hatıra kapının önünden hızla geçip gitti sordun mu hiç?- neden hâlâ içine yakın tek bir oda bile bulamadın?sen bunca kış bunca terslik içinde içini - neyle? - nasıl? ısıttın?kimse bilmiyor ki seni farkındayım kimseler duymuyor ki..kulaklarını elleriyle kapamışlar gözlerini ağızlarıyla yummuşlar bir şeye inat ediyorlar ama - neye?bir şeyi arıyorlar ama - kimi?- fısıldasalar bile duyacaksın ama - ne çare!olmuyor olmuyor işte bu tarz şeyleri sabaha kadar kafanda kurup kurup defalarca sorabilirsin karşında duran boşluğa evet defalarca sorabilir ve doğru dürüst bir tek cevap bile edinemeyebilirsin kendine,sahi bazı bardaklar ne kadar da unutkan değil mi?bazı masalar da durduk yerene kadar da çok çene çalıyorlar sen zaten sürekli aklında kocaman bir fırıldak olan insanlarla kederleniyorsun belki de bunu bir tek ben biliyorum!- içki dokunmuyor ki aslında göğsünü acıtan şey bir başınalığın nasıl üzülüyorum ah bir bilsen senin olduğun birbirinin tekrarı ve herkes bir başkasının kötülüğünün devamı az önce balkondan dünyaya şöyle bir baktım da bir şeyler hakkında karar vermeyeli tam otuz yıl geçmiş bilmiyorum ki acaba sahile mi insem?