Bazen birlikte kurduğumuz hayaller geliyor aklıma. Uzak bir banliyo kasabasında olacaktı evimiz, sen şirin bir muayenehane açıp kasabanın doktoru olacaktın ben de senin yardımcın. İki kızımız olacaktı sesleri evimizin kocaman bahçesini dolduracaktı gündüzleri çiçek geceleri çam kokuları yayılacaktı bahçemizden. Büyük salıncağımıza uzanıp koyun koyuna güneşin batışını izleyecektik ve hava kararınca semaverimizi yakıp en sevdiğimiz şarkıları dinlerken çayımızı yudumlayacaktık. Sabah kuş sesleri ile kızlarımızın gülüşleri uyandıracaktı bizi, kahvaltımızı yine bahçemizde yapacaktık. Neden tüm bunlar hayal olarak kaldı sevdiceğim neden ? Ben söyleyim , o bahçede palmiye ağacı istemediğin için ayrıldık. İki tane hatırım için dikseydik ne olurdu kıçına mı batardı palmiyeler? Hem sen orada doktorluk yapsaydın senin o gudubet suratına hiç bir hasta gelmezdi bizde fakirlikten geberirdik. Kıçımın doktoru seni bak yine sinirlendim gidip çay koyim..